KURUMSAL
Hepimiz Birimiz!
Depremin ardından geçen ilk saatlerde, sahadan gelen acil ihbarları dikkate alarak hızla organize olduk. ACE-DER olarak bu süreçte zamanla yarıştığımızın farkındaydık ve her geçen dakikanın bir hayatı etkileyebileceÄŸi bilinciyle hareket ettik. Özellikle barınma sorunu yaÅŸayan aileler için derhal harekete geçtik; bölgeye ulaÅŸtırdığımız çadırlarla yüzlerce insanın geceyi güvenli bir ortamda geçirebilmesini saÄŸladık. Ailelerin en temel ihtiyacı olan barınma desteÄŸini verirken, onların yaÅŸadıkları travmayı daha da derinleÅŸtirmemek adına hassas ve saygılı bir yaklaşım benimsedik. Güvenli alanlara tahliye edilen vatandaÅŸlarımızla birebir iletiÅŸim kurarak, ihtiyaçlarını doÄŸrudan kendilerinden dinleyip en uygun çözümü sunmaya özen gösterdik. Bu çalışmalarımızda hem fiziksel ihtiyaçlara cevap verdik, hem de insan onurunu gözeten bir yardım süreci inÅŸa etmeye gayret ettik.
Bölgedeki geniÅŸ gönüllü ağımız ve yerel iletiÅŸim kanallarımız sayesinde, sahadaki durumu anbean takip etme ve ihtiyaçlara çok hızlı tepki verme imkânına sahip olduk. İhbar mekanizmamız sayesinde vatandaÅŸlarımızdan gelen gıda, hijyen ve medikal ihtiyaçları hızla kayda alındı, ekiplerimiz tarafından yerinde tespit edilerek planlı bir ÅŸekilde dağıtım gerçekleÅŸtirildi. Her bir ihtiyaç çaÄŸrısı bizim için sadece bir malzeme talebi deÄŸil, aynı zamanda bir yardım çığlığıydı. Bu bilinçle hareket ederek, ulaÅŸtırdığımız her kolinin, her paketin bir umut taşıdığını bilerek çalışmalarımızı sürdürdük. Sahadaki gönüllülerimiz gece gündüz demeden, zorlu koÅŸullar altında dahi özveriyle çalıştı. Koordineli bir ÅŸekilde yürüttüÄŸümüz bu süreçte, sadece yardım ulaÅŸtırmakla kalmadık, aynı zamanda güven duygusunu da bölge halkına yeniden kazandırmaya çalıştık.
ACE-DER olarak bizler, afetin ardından yalnızca fiziksel ihtiyaçlara cevap vermekle yetinmedik; aynı zamanda afetzedelerin psikolojik olarak da güçlenmelerini önemsedik. Deprem gibi büyük felaketler, insanların yaÅŸamlarını temelden sarsarken; moral desteÄŸi ve manevi dayanışma, iyileÅŸme sürecinin en az somut yardımlar kadar önemli bir parçasıdır. Bu bilinçle yürüttüÄŸümüz çalışmalarımızda, dağıtımlar sırasında kurduÄŸumuz her diyalogda, her selamda ve her sarılmada insanların yeniden nefes aldığını hissettik. Özellikle çocuklar ve yaÅŸlılar gibi hassas grupların yanında olmayı görev bildik. Onların yanında olduÄŸumuzu göstermek, umutlarını kaybetmemeleri adına büyük önem taşıyordu. Biz bu çalışmalara bir zorunluluk deÄŸil, bir insanlık sorumluluÄŸu olarak baktık. Çünkü inanıyoruz ki dayanışma yalnızca bir kriz yönetimi deÄŸil, aynı zamanda bir vicdan meselesidir. Ve biz bu vicdanı sahada yaÅŸatmaya devam edeceÄŸiz.

